Karbon Salınımı ve Enerji Yönetimi

“Karbon Salınımını Azaltmak”
“AKSA Akrilik Seragazı Doğrulamasını “Kapsamlı Güvence” ile tamamladı.”

“Karbon salınımını azaltmak” “Ayak İzini Açıklamak” gibi kavramlar günümüzün moda söylemleri. Uluslararası şirketler çevreye verdikleri zararı azaltmak için birbirleriyle yarışıyor. Artık şirketlerde daha az kağıt, daha az elektrik, daha az su kullanılıyor, akaryakıtı azaltmak için iş seyahatleri kısılıyor, video konferanslara geçiliyor. Çalışanlar fidan dikip, çevreyle ilgili sosyal sorumluluk projeleri yürütüyorlar. İleride çevreci olan şirketlerle olmayan şirketlerin ciddi şekilde ayrışacağı, kendini yenilemeyen şirketlerin ayakta kalmakta zorlanacağı söyleniyor.

“Karbon: Fırsat mı, Tehdit mi?” kitabının yazarı Dr. Ali Rıza Kadılar, bu sene içinde karbon salınımı ile ilgili raporlama zorunlulukları getiren yasal düzenlemelerin yürürlüğe girmesinin beklendiğini söyleyerek, “Hem şirket hem de ürün bazında karbon ayak izini açıklamak zorunda kalacak şirketlerin şimdiden hangi alanlarda iyileştirme yapabilecekleri konusunda strateji belirlemelerini tavsiye ediyorum.” diyor./ Kaynak: Hürriyet IK/ 27 Şubat 2011

“AKSA Akrilik Seragazı Doğrulamasını “Kapsamlı Güvence” ile tamamladı.”

Akkök Şirketler grubu bünyesinde bulunan, AKSA Akrilik Kimya Sanayii A.Ş. dünya tekstil sektörüne ana girdi olarak sentetik bazlı elyaf sınıfında bulunan akrilik elyafı üreterek, beş kıtaya yayılan 50’den fazla ülkenin tekstil ve endüstriyel tekstil sanayisine hizmet vermektedir. AKSA ISO 14064-1’e göre “reasonable assurance (kapsamlı güvence) sertifika almaya hak kazanan Türkiye’nin 3. kuruluşu, aynı zamanda BSI’ın sertifikalandırdığı ilk sanayi kuruluşu. “ Verimli ve çevreye uyumlu çalışma”yı misyonuna yerleştirmiş, bunun gereği olan uygulamaları uzun yıllardır yürüten AKKÖK'ün İcra Kurulu Üyesi Mustafa Yılmaz diyor ki, “ Hali hazırda 2010 yılında Karbon Ayak izi çalışmalarına başladık ve bu çalışmaları yürütmek amacıyla Karbon Ayakizi Kurulu’nu kurduk. Kurulun ilk projesi, faaliyet alanımızdaki sera gazlarımızın envanterini çıkarmak ve Uluslararası Standart olan ISO 14064-1’e göre sertifikalandırmaktı.” diyor. Bu sertifikayı almalarının kendilerine ne kazandırdığı sorusuna ise şöyle cevap veriyor; “Türkiye gelişmekte olan bir ülke ve kalkınmasına devam etmek istiyor, ama bunu da Seragazlarını kontrol altında tutarak yapması beklenecek. Biz seragazları envanterimizi belirleyip verifikasyonu yaptırarak birkaç adım öne geçmiş olduk. Böylece Türkiye’ye bu konuda bir izleme ve/veya azaltım hedefi geldiğinde biz bu çalışmayı yapmış ve her yıl sistematik bir şekilde yürütüyor olacağız.”

“Günümüz Şirketi”

Çokuluslu şirketler, genel olarak tüm şirketler, Dünya’daki 6 milyarlık nüfusun yaşamlarını sürdürmeleri için yeryüzünün nasıl zorlandığının farkındalar. Dünya politikalarını etkileme gücüne sahip şirketler sorunları daha da derinleştirme ya da onlara çözüm üretme seçeneklerine eşit mesafede duruyor. Örneğin, gelişmiş ülkelerin tarıma sübvansiyonlar vermesi, az gelişmiş ülkelerin tarım ürünlerini gelişmiş ülkelere ithal etmesini engelliyor; bu da zten fakir olan bu toplumların açlık ve yoksullukla savaşma şansını ortadan kaldırıyor. Diğer bir gerçek de dünyadaki petrol rezervlerinin azalması ve tahminlere göre 2050 gibi yakın bir tarihte bitecek olması. Şirketler, işlerini yürütmek için enerjiye ihtiyaç duyuyor. Daha fazla şirket petrol ya da kömür bazlı enerjiye güvenemeyeceğini fark ederek, doğada sınırsız miktarda bulunan ama örneğin dizel yakıtlar gibi kirliliğe neden olmayan yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneliyor. Tüm bunların sonucu olarak dünyayı daha sürdürülebilir hale getirme ihtiyacı konusunda yeni ve genel bir bilinç oluşmuş durumda. Şirketler artık kısa dönemli kara dönük iş yapamayacaklarını ve bu yüzden onlardan sonra gelenlerin ihtiyaçlarını gözetmek zorundalar.

İnsanoğlu Dünya’nın geçici bekçileridir. Hiçbirimiz ölümsüz değiliz. Ancak birer tüzel kişi olan şirketler teknik olarak ölümsüz. İşlerini ortalama bir insan yaşamının çok üzerinde bir süre boyunca yürütebilirler. Ancak yukarıda da değindiğimiz gibi şirketleri de insanlar yönetiyor.
Bir eve veya apartmana ya da geniş bir araziye adımızı verebiliriz ama bizler geçiciyiz. Geçici bekçiler olarak Dünya’yı daha sürdürülebilir hale getirmek bizim görevimiz. Sadece kar odaklı çalışmak geçmişte kaldı. Sosyal, ekonomik ve ekolojik performansı içeren üçlü sacayağı günümüzün gerçeği. Bilinçli iş dünyası buna entegre performans diyor. Kaynak: Mervyn King, “Dünya’nın Geçici Bekçileri”

İlgili Bağlantılar

AKSA Vaka Analizi